Dün akşam Oda Tiyatrosu’nda sahnelenen “Hikâyede Adı Geçen Şair Benim” adlı iki kişilik oyun, izleyiciyi büyüleyen ve düşündüren unutulmaz bir geceye imza attı. Güçlü metni ve oyunculuk performanslarıyla dakikalarca ayakta alkışlanan yapım, seyircinin kalbine dokunan bir şiir gibiydi.
Gökhan Yet’in şair karakterini derin bir içtenlikle yorumladığı oyunda, Elif Aysel Nazim ise sahnede adeta bir oyunculuk şöleni sundu. Sekiz farklı karaktere hayat verirken, her birinin duygusunu, sesini ve hikâyesini ayrı bir incelikle işledi. Rum kadın Maria’nın hüznü, meyhanedeki adamın yalnızlığı, çingene kadının yürek yakan sesi ve finalde Filiz Akın’ın zarif ama güçlü duruşu… Hepsi seyircinin yüreğine işleyen bir yolculuk oldu.
Oyunun yazarı Kaan Erkam’ın şiirsel dili ve karakterlerin çok yönlü yapısı, metnin gücünü daha da derinleştirirken; yönetmen Taha Aykın ve ekibi, bu metni sahnede bir duygu senfonisine dönüştürdü.
Gecenin sonunda sahneye taşan çiçekler ve alkışlar, emeğin ve sanatın en saf halini kutlar gibiydi. Elif Aysel Nazim’in “Her karakterin ayrı bir sesi vardı içimde, onları seyirciyle buluşturmak tarifsizdi” sözleri ve Gökhan Yet’in “Bu metinle sahnede olmak, bir yolculuktu. Her anı kıymetliydi” ifadesi, gecenin ne kadar özel olduğunu bir kez daha kanıtladı.
“Hikâyede Adı Geçen Şair Benim”, izleyiciyi hikâyelerin kalbine davet eden ve hafızalarda yer eden güçlü bir oyun olarak sahne yolculuğuna başladı

FUARLARIN VAZGEÇİLMEZ YÜZÜ AJANS VERA, 14 YILLIK DENEYİMİYLE MARKALARIN GÜCÜNE GÜÇ KATIYOR
Tuğba Özay’dan Vasiyet: “O Çiftliği Devlete Bağışlayacağım!”
Bilfen Filarmoni Orkestrası’nın 800 Kişilik Dev Kadrosu, Levent Yüksel ile Unutulmaz Bir Müzik Şölenine İmza Attı
İsmail Özkan’dan Yapay Zekâ ile Türk Düğün Kültürüne Müzikal Selam: “Hayırlısı Niyetimiz”
ZEYNEP MANSUR’DAN 90’LARA ÖVGÜ
Ivana Sert’ten Süpriz Bodrum Kaçamağı Detoks, Bakım ve Işıltı Dolu Anlar
